» » » » Vulva , Vulvada Kaşıntı Sebepleri

Kadınlarda dış genital organ, yani vulva kaşıntısı sıklıkla görülen ve çok rahatsız edici bir yakınmadır. Vulva vücudun en kapalı tutulan bölgesidir. Genellikle sentetik iç çamaşırları ile  örtülüdür. Bu nedenle devamlı nemli bir ortam olduğu için dermatolojik sorunlarla daha sık karşılaşılır. Vulva yani kadındaki dış genital, cinsel  hastalıklarının pek çoğunda ortak bir semptom ve şikayet olarak kaşıntı ön plana çıkmaktadır. Vulvanın değişik sabunlarla yıkanması, tüylerin alınması,kullanılan petlere reaksiyon ve epilasyon gibi olaylar da enfeksiyon sebebi olmaksızın kaşıntılara neden olabilirler.

Menopozda vulvanın östrojen eksikliğine bağlı cildindeki değişikler ve idrar kaçırma (üriner inkontinansın) irritasyon ve kaşıntıya neden olabileceği akılda tutulmalıdır.

Enfeksiyonlar

Fungal enfeksiyonlar, gardnerella vaginalis vajiniti, trichomonas, kıl kurdu, uyuz, bit gibi patojenlerle ortaya çıkan enfestasyonlar,

Dermatit ve dermatozlar

Atopik dermatit, seboreik dermatit, kontakt dermatit (Tampon, pet, sabun, prezervatif, tüy dökücüler, kayganlaştırıcı kremler, spermisidler, piercing), sedef hastalığı, lichen planus, Lichen sclerozis, Lichen simplex chronicus.

Vulvada Olan  Kaşıntının Tanısı Nasıl Konur?


1- Göz ile muayene, inspeksiyon: Kaşıntının sebebini bulmada en önemli tanı yöntemidir ve genellikle yeterli olabilmektedir. Eğer yetersiz kalır ise aşağıda belirtilen diğer tanıya yardımcı yöntemlerden faydalanılabilmektedir.

2- Vajinal akıntının incelenmesi: Vajinal akıntının direk mikroskopik incelenmesi, KOH damlatılarak koku testinin yapılması ve sonrasında mikroskopik incelenmesi, trichomonas vajiniti, gardnerella vajinalis vajiniti ve kandidiazisin ayırıcı tanısında kullanılır. Ayrıca pH ölçümü tanıda yararlı olabilmektedir.

3- Vajinal ve servikal  kültür: Vajinal florada çok sayıda bakteribulunabildiği için vajinal akıntıların tanısında rutin bakterikültürlerinin yararı fazla değildir. Ancak özellikle tedaviye dirençli veya tekrarlayan fungal enfeksiyonlarda kültürlertanı ve direçli bir fungal ( mantar) enfeksiyonu tanımlamada yardımcı olabilmektedir.

4- Vulvadan Biopsi: Vulva biopsisi çok önemli bir tanı yöntemi olmasına rağmen çok az başvurulan bir yöntemdir. Bunda hastaların dirençleri kadar hekimlerin önemsememesi rol oynamaktadır. Vulva kanserinin ilk belirtilerinden birinin kaşıntı olduğu daima akılda tutulmalıdır. Nedeni kesin olarak saptanamayan tüm kaşıntılarda biopsi alınması gerekir. Vulvar distrofilerin ve vulvar intraepitelyal neoplazilerin kesin tanısı biopsiyle konur. Biopsi subkutan dokuyuda kapsamalıdır. Bistüri, makas veya punch biopsi aleti kullanılarak alına dokuya yakma ve destruksiyon işlemi gibi zarar verici uygulama yapmadan alınmalıdır.

5- Vulvoskopi( Kolposkopi): Servikal lezyonların tansında olduğu gibi vulva lezyonlarının tanısında da kolposkopi kullanılabilir. %3-5 lik asetik asetik sürdükten 5-6 dakika sonra yapılırsa hiperkeratoz veya hiperplazi alanları daha belirgin olarak saptanır. Kolposkopi temel olarak displazi alanlarını ve biopsi alınacak alanları belirlemekte kullanılır.

6- Kan ve laboratuar  testleri: Açlık kan şekeri ve glukoz tolerans testi diabetik (şeker hastalığına bağlı) vulvo vajinit tanısında kullanılabilir. Gerektiğinde karaciğer fonksiyon testleri, böbrek fonksiyon testleri ve tam kan sayımı yapılır.

7- Kıl kurdu testi: Seloteyp testi veya gaita analizleri bu amaçla kullanılabilir. Çok nadir de olsa özellikle çocuklarda  görülebilen dış jenital organ kaşıntılarının sebebidir.

Mantar ( Mikotik , Fungal Enfeksiyon)
Tanı, muayenede tipik diyebileceğimiz peynir kırıntısına benzer akıntının görülmesi ile konulabilmektedir. Tanıyı kesinleştirmek için  vajinal akıntıya KOH damlatıldıktan 15-20 dakika sonra mikroskopik incelenme sırasında hif ve sporların görülmesi yöntemi de uygulanabilmektedir. Tekrarlayan veya şüpheli olan olgularda mantar kültürleri yapılmalıdır. Direk mikroskopi ile olguların %60-70 sinde hif veya sporlar görülebilmektedir.Tanı konulduktan sonra ağızdan alınan ,fitil olarak vajinaya konan veya dış bölgeye krem olarak sürülen lokal antifungal ajanlarla tedavi edilir. Lokal reaksiyonlarla birlikte olan enfeksiyonlarda kaşıntı çok fazla ise lokal antifungal kremlerle birlikte steroidli , kortizonlu kremler de  kullanılabilmektedir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda hazırlayıcı ve enfeksiyonu kulaylştırıcı  faktörler ortadan kaldırılır.

Gardnerella vajinalis
Tanısı pratikte bol, gri renkli kokusuz bir akıntı görülmesi ve KOH damlatıldıktan sonra ortaya çıkan bozuk balık kokusunun saptanmasıyla konur. Kaşıntı yanında yanma ve batma gibi semptomlar bulunabilir. Tedavide lokal veya oral metronidazol , ornidazol türevleri, lokal clindamisin preperatları kullanılır. Tedaviye 7 gün devam etmek gerekir.Erken tedavi kesilmemelidir.

Trichomonas vajinalis
Tanısı sarı köpüklü, kokulu akıntının görülmesi ve gerekirse  vajinal akıntıya bir damla serum fizyolojik damlatıldıktan sonra yapılanmikroskopik incelemede hareketli trichomonasların görülmesiyle konur. Metronidazol türevleri vajinadan firtil veya oral hap olarak  kullanılırlar. Özellikle geceleri artan ve anal bölgeye , makata doğru yoğunlaşan kaşıntılarda kıl kurdu düşünülmelidir.Öyküde gaitada kıl kurdu görme öyküsü yoksa gaitada parazit yumurtalarının görülmesi veya sabaha karşı anal bölgeye yapıştırılıp çıkartıldıktan sonra bir lam üzerine yapıştırılan seloteypin üzerinde yumurtaların görülmesiyle tanı konur.

Uyuz
Uyuz hastalığında da geceleri artan kaşıntı öyküsü vardır. Çizgi şeklinde eritamatöz lezyonlar ve kaşıntı izleri görülür. Permetrin krem veya solusyon ile tedavi edilir.

Bit
Tüylerin alınması alışkanlığı nedeniyle ülkemizde inguinal bit enfestasyonuna sık raslanmaz. Daha çok sosyoekonomik düzeyi çok düşük olan bölgelerde görülür. Kıl diplerinde bit yumurtalarının görülmesiyle tanı konur. Tüylerin traş edilmesiyle bile tedavi edilebilir. Permetrin krem veya solusyon ile tedavi edilir.

Hangi Cilt Hastalıkları Sıklıkla Vulvada Kaşıntıya Sebep Olurlar? Tedavileri Nasıl Yapılır?

Dermatitler, Kontakt Dermatit.
Vucudun herhangi bir bölgesinde olabileceği gibi perineal bölgede de olabilir. Vulvada asimetrik ekzematöz lezyonlar şeklinde görülür. Eksojen veya endojen olabilir. Endojen olana atopik dermatit adı da verilir. Astım ve rinit gibi diğer allerjik olaylarla birlikte olması ayırıcı tanıda yararlı olur. Kontakt dermatit de eksojen bir ajana karşı reaksiyon vardır. Sıklıkla karşı-laşılan ajanlar kullanılan petler, deodorantlar, kayganlaş-tırıcı kremler,sentetik çamaşırlar ve deterjanlardır. Allerjik reaksiyonu başlatan endojen veya eksojen ajan saptanırsa ortamdan uzaklaştırmak tedavide yeterli olur. Ancak bu genellikle olanaksızdır. Bu nedenle koruyucu önlemler alındıktan sonra (sentetik çamaşır giyilmemesi, şüpheli petler, deodorantlar, temizleyicilerin kullanıl-maması, çamaşırların nötral sabunlarla yıkanması, boyalı baharatlı katkılı yiyecek ve içeceklerden kaçınma gibi) sonuç alınamazsa topikal steroid, kortizol kremleri kullanılır.

Lichen Planus
Sebebi tam olarak bilinmeyen kronik bir hastalıktır. Oral ülserler ve ekstremitelerde poligonal papüllerle seyreder. Vulva ve vajinada da ülserlere neden olabilir. Vajinada sınırları belirgin, yama şeklinde eritomatöz lezyonlara neden olur. Tüm vajina epitelinin dökülmesine neden olabilir. Vulvadaki lezyonlarda kırmızı renkli, ülsere ve ağrılıdır. Otoimmün , bağışıklık sistemi ile ilgili  bir hastalık olduğu sanılmaktadır. Vajen girişinde, introitusda yanma ve ağrılı koitus (ağrılı cinsel ilişki, disparoni) yakınmaları olabilir. Tedaviye yanıt oranı fazla değildir ve her zaman istenilen sonuç alınamayabilir.

Lichen simplex
Lichen simplex chronicus daha sık görülür. Vulva derisi kalınlaşmış ve düzleşmiştir. Sınırlar daha belirgin haldedir. Yanma ve batma yakınmaları vardır. Uzun süreli kaşıntılı hastalıklara sekonder olarak gelişen bir durumdur. Hassasiyetin ve  irritasyonun önlenmesi önemlidir. Tedavide cilt doktorunu önereceği kremler kullanılır.

Lichen Sclerozis
Sebebi tam olarak bilinmeyen ve vulvanın (dış jenital alan)  her tarafını ve perineyi tutabilen kronik bir hastalıktır. Vulvada renk değişikliği, mukokutanöz sınırların kaybolması, vulva derisinin incelmesi ve submukozal hemoraji en yaygın görülen bulgulardır. Vulva derisi parşömen kağıdı gibi bir görünüm alabilir. Mukozanın esnekliği azalmıştır. Yer yer fissürler görülür. İleri evrelerde perinede kum saati veya anahtar deliği şeklinde tanımlanan renk değişiklikleriyle karakterizedir. İntrooitusu iyice daraltıp cinsel birleşmeyi , koitusu olanaksız hale getirebilir. Anuse (makata) doğru uzanabilir. Genellikle labia minoralar bütünüyle atrofi  olurlar. Yanma ve ağrıya neden olurlar. Her yaşta görülebilirler. Ancak prepubertal , adet öncesi dönemde daha az sıklıkla görülürler. Tedavide cilt doktorunu önereceği  testesteronlu ve progesteronlu kremler ve topikal steroidler kullanılmaktadır. Medikal yani ilaç  tedavisinin başarısız olduğu durumlarda cerrahi tedavi yapılabilir.Plasti ve estetik cerrahiden yardım alınır. Eksizyonel cerrahi ve deri grafti uygulanabilir. Ancak deri grafti üzerinde tekrarlama  olasılığı yüksektir. Vajina girişindeki  darlığı gidermek amacıyla perinoplasti ( vajina estetiği) yapılabilir.

Sedef Hastalığı (Psöriasis), Vulvada Sedef
Kronik bir cilt hastalığıdır. Daha çok saçlı deri, el bileği, dirsek, diz, umblikus çevresini tutar. Vulvada sınırlı lezyonlara nadiren raslanır. Labium majus (Dış genital organın büyük dudakları) üzerinde tipik sedef rengi kalın plaklar şeklinde olabileceği gibi pembe kırmızı renktede olabilir. Tedavide cilt doktorunu önereceği kremler ve haplar  kullanılır.

Hiperplastik vulvar distrofi
Vulvada kalın beyaz renkte kalınlaşmış plaklar halinde görülür. Squamoz hücre hiperplazisiyle birliktedir. Bazen atrofik tipleriyle  birlikte görülebilir. Kaşıntı çok fazla olabilir. Etiyoloji ve tam sebebi bilinmemektedir. Birlikte kanser gelişme  olasılığı fazla olduğu için tanı mutlaka biopsi ile doğrulanmalıdır. Vulvoskopi veya diğer adıyla kolposkopi biopsi alınacak en riskli bölgeyi saptamakta yardımcı olur. Tedavide cilt doktorunu önereceği kremler r 8-12 hafta süreyle kullanılır. Atrofik lezyonların aksine nüks ve tekrarlaması  sık görülmez. Tedaviye dirençli durumlarda veya nüks, tekrarlama durumlarında skinning vulvektomiye kadar giden cerrahi girişimler gerekebilir.

Vulva intraepitelyal neoplaziler, Vulva kanserinin öncü lezyonları  (VİN1, VİN2, VİN3)
Vulva intraepitelyal neoplaziler (VIN) çoğunlukla asemptomatiktirlev ve ciddi bir belirti vermezler. Bir kısmında tek semptom ve şikayet olarak  kaşıntı görülür. Bu nedenle nedeni açık olmayan ve tanısı konulamamaış kadında dış genital, vulva kaşıntısı yakınması olan tüm durumlarda biopsi yapılmalıdır. Tanı ve biopsi alınacak yerin saptanmasında vulvoskopi yardımcı olur. Kırmızı, beyaz veya siyaha yakın renk değişikliği veya yüzeyden hafif kabarık ve ülsere lezyonlar şeklinde de belirti verebilir. HPV enfeksiyonu olan olgularda daha sık görülür. En iyi tedavi seçeneği cerrahi eksizyondur ve ameliyat ile tutulmuş bölge çıkartılmalıdır. HPV  virüsü  (kondilom, genital siğil) enfeksiyonu olanlarda yineleme riski 3 misli daha fazladır. Cerrahi tedavi yapıldıktan sonra 15 yıl izlenen VIN olan kadınların neredeyse yarısında  yineleme ve %7 oranında vulvada invaziv karsinom (vulva kanseri) saptanmıştır. Unutulmamalıdır ki vulva kanserinde de ilk belirti kaşıntı olabilmektedir.

Meme dışı Paget hastalığı
Meme dışı Paget hastalığı çok  nadir görülür. Genellikle normal dokuda sınırları keskin olarak ayrılan , kadife gibi düz yüzeyli parlak kırmızı lezyonlardır. Kaşıntı yanında yanma ve kanama gibi semptomlar da bulunabilir. Birlikte kalın bağırsak , kolon ve üriner sistem başta olmak üzere adenokarsinom olma olasılığı fazladır. Bu nedenle tanı konduğunda sistemik bir tarama yapılmalı ve detaylı bir şekilde araştırılmalıdır.  Tedavisi ameliyattır ve Paget hastalığı belirgin gibi görünen sınırların arkasına uzanabileceği için ameliyatın sınır geniş tutulmaktadır. Tekrarlama ihtimali fazladır.

Fox-Fordyce Hastalığı
Fox-Fordyce Hastalığı; salgı bezi olan apokrin bezlerinin kanallarının tıkanması sonucu ortaya çıkan çok sayıda papiller lezyonlarla karakterizedir. Şiddetli kaşıntı yapabilirler. Menopozdan sonra genellikle kaybolurlar. Doğum kontrol hapları ve retinoik asit tedavide kullanılır. Hidradenitis suppurativa adı da verilir.

Syringomalar
Syringomalar kadında dış genital alanda yani  vulvada nadir görülürler. Daha çok göz kapaklarında görülen erkin bezlerden köken alan papül tarzında lezyonlardır. Genellikle asemptomatik olmasına rağmen nadiren şiddetli kaşıntıya neden olabilirler.

Vulvada Kaşıntıyı Önlemek İçin Aşağıdaki Önlemleri Alın!!

    Genital bölgeyi çoksık yıkamayın
    Tercihan sabun kullanmayın
    Yıkandıktan sonra iyice kurulayın ya da fön makinesini soğuk konumunda çalıştırarak kurutun
    Kimyasal irritanlardan kaçının
    Korse kullanmakta kaçının
    Parfümlü tuvalet malzemeleri kullanmayın
    Genital bölgeye asla sprey yada parfüm sıkmayın
    Çamaşırlarınızı yıkarken daha önceden bilmediğiniz detarjanları kullanmayın
    %100 pamuklu iç çamaşırı tercih edin
    Tayt giymekten kaçının
    Sürtünmeye neden olacak bisiklete binme gibi aktivitelerden mümkün olduğunca uzak durun
    Tüy dökücü kremleri çok sık kullanmayın
    Günlük pet kullanımını mümkün olduğunca kısıtlayın
    Cinsel ilişki ve birleşme öncesi kayganlaştırıcı kullanmaktan kaçının
    Gece yatarken mümkünse iç çamaşırı giymeyin


   

Yazar Cansu Bozkurt

Menopoz, İnfertilite (Kısırlık), Gebelik ve takibi, Riskli gebeliklerin tespiti, Doğum, Cinsel yolla bulaşan hastalıklar,Cinsel problemler (Vajinismus), Genital Estetik, Vaginoplasti (Vagina daraltma), Labioplasti (İç dudakların düzeltilmesi), Kızlık Zarı, Adet Düzensizlikleri, Kürtaj, Jinekolojik hastalıklar, Kanserler ve Tüp Bebek konusunda hizmet veren Op.Dr.Cansu Bozkurt şu an kendi özel muayenehanesinde görev yapmaktadır.
«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Yorum yap